
Üftade Camii ve Üftade Hazretleri: Bursa’nın Manevi Mirası
Bursa, Osmanlı’nın ilk başkenti olarak tarih boyunca sadece siyasi değil, manevi anlamda da derin bir merkez olmuştur. Bu kadim şehirde yer alan Üftade Camii ve Üftade Hazretleri’nin türbesi, yüzyıllardır süregelen tasavvufi birikimin ve halkın gönlünde yer etmiş bir huzur ikliminin timsalidir. 16. yüzyılın önde gelen sufilerinden biri olan Mehmed Muhyiddin Üftade, Celvetiye tarikatının pîri kabul edilir ve en meşhur müridi Aziz Mahmud Hüdayi’nin de hocasıdır.
Üftade Camii’nin Mimari Özellikleri
1572 yılında Üftade Hazretleri tarafından inşa edilen cami, 1855 yılında yaşanan büyük Bursa depreminde ağır hasar almış, ardından 1869 yılında Serasker Rıza Paşa tarafından yeniden inşa ettirilmiştir. Cami dikdörtgen planlıdır, dört ahşap sütun ile desteklenmiş, kurşun kaplı bir kubbeyle örtülüdür. Mihrabı yedi sıra mukarnaslıdır; 19. yüzyıla ait kalem işleri, iç mekâna zarif bir süsleme katmaktadır.
26 adet penceresi sayesinde içerisi doğal ışıkla aydınlanır. Son cemaat yeri üç bölmelidir. Minare, kuzeydoğu köşesinde yer alır ve deprem sonrası demir kamalarla güçlendirilmiştir. Cami birçok kez onarımdan geçmiştir: 1686, 1770, 1866, 1892, 1969, 2004 ve son olarak 2009 yılında türbesiyle birlikte kapsamlı bir restorasyon yapılmıştır.
| Özellik | Üftade Camii | Üftade Hazretleri Türbesi |
|---|---|---|
| Yapım Tarihi | 1572 yılında Üftade Hazretleri tarafından inşa edilmiştir. | 1572 yılında Üftade Hazretleri tarafından yaptırılmıştır; Üftade Hazretleri’nin 1580 veya 1581’deki vefatından sonra defin yeri olmuştur. |
| Yeniden Yapım | 1855 Bursa depreminde hasar görmüş, 1869’da Serasker Rıza Paşa tarafından yeniden inşa edilmiştir. | 1844’te Serasker Rıza Paşa tarafından tamir edilmiştir. |
| Onarım Tarihleri | 1686, 1770, 1866, 1892, 1969, 2004 ve 2009 yıllarında restore edilmiştir. | 2009 yılında kapsamlı bir bakım yapılmıştır. |
| Mimari Plan | Dikdörtgen planlı, dört ahşap sütunlu, kurşun kaplı tek kubbe ile örtülüdür. | Kare planlı, ahşap kırma çatılı bir yapıdır. |
| Mimari Detaylar | Mihrabı yedi sıra mukarnaslı, 19. yüzyıl kalem işleri ile süslenmiştir; 26 pencere ile aydınlanır. Son cemaat yeri üç bölümlüdür. | Batı duvarında 1581 tarihli kitabe, giriş kapısında 1844 tarihli tamir kitabesi bulunur. |
| Minare | Kuzeydoğu köşesinde tek minare, deprem sonrası demir kamalarla sağlamlaştırılmıştır. | Minare bulunmamaktadır. |
| Önemli Unsurlar | İçerisindeki ahşap sütunlar ve kalem işleri dikkat çeker. | Türbede Üftade Hazretleri’nin yanı sıra çocukları Mustafa, Mehmet, Hayrettin, Ahmed ve müritlerine ait 19 sanduka yer alır; 1845’te Sultan Abdülmecid tarafından hediye edilen Kabe örtüsü bulunur. |
| Konum | Uludağ eteklerinde, Yerkapı semtinde, sur duvarlarının yanında yer alır. | Üftade Camii’nin karşısında, aynı bölgede yer alır. |
Üftade Hazretleri’nin Türbesi

Camii’nin karşısında yer alan türbe, kare planlı ve ahşap kırma çatılı bir yapıdır. Sade görünümüne rağmen içine girildiğinde insanı etkileyen güçlü bir huzur hissi yayılır. Türbenin batı cephesinde yer alan kitabede, Üftade Hazretleri’nin 1581 yılında vefat ettiği yazılıdır; bazı kaynaklarda bu tarih 1580 olarak da geçmektedir.
Türbede yalnızca Üftade Hazretleri değil, çocukları Mustafa, Mehmet, Hayrettin ve Ahmed’in yanı sıra müridleri ve tekke şeyhlerine ait toplam 19 sanduka yer alır. Giriş kapısındaki kitabe, 1844 yılında Serasker Rıza Paşa tarafından yapılan tamiratı kayda geçirir. Türbede ayrıca Sultan Abdülmecid’in 1845 yılında Bursa’yı ziyareti sırasında hediye ettiği Kâbe örtüsü de muhafaza edilmektedir.
Üftade Hazretleri’nin Hayatı
1490 yılında Bursa’nın Araplar Mahallesi’nde dünyaya gelen Üftade Hazretleri’nin gerçek adı Mehmed’dir. Bazı kaynaklarda doğum tarihi 1495 olarak da belirtilir. Babası Manyas’tan Bursa’ya göç etmiş bir alim, annesi ise Hamamlıkızık köyündendir. Rivayetlere göre annesi doğum öncesi rüyasında oğlunu süt deryasında yüzerken görmüş ve bu rüya, onun ileride büyük bir âlim ve evliya olacağının işareti kabul edilmiştir.
İlk eğitimini babasından alan Üftade, daha sonra Selçuk Hatun Camii imamı Muslihuddin Mustafa Efendi’den ders almış; ardından 14 yaşında Hızır Dede isimli bir Bayramî şeyhine intisap etmiş ve sekiz yıl boyunca hizmet etmiştir. Hızır Dede’nin vefatından sonra sülûkünü tamamlamış ve “Üveysî yol” üzerinden tasavvufi derinliğe ulaşmıştır.
Genç yaşlarda geçimini sağlamak için ipekçilik, düğmecilik ve kitap istinsahı gibi işlerle uğraşmıştır. Aynı zamanda Ulucami’de fahri müezzinlik ve Doğan Bey Mescidi’nde imamlık yapmıştır. Rüyasında gördüğü uyarı üzerine aldığı maaşı bırakmış ve “üftade” (düşmüş) sıfatını kendine mahlas edinmiştir. Bu tevazu dolu anlayış, onun tüm hayatına ve eserlerine sirayet etmiştir.
Tasavvufi Öğretileri ve Eserleri
Üftade Hazretleri, Celvetiyye Tarikatı’nı şekillendiren başlıca şahsiyettir. Celvet, “halvette değil, halk içinde Hakk ile olmak” esasına dayanır. Mevlana’nın Mesnevisi’ni, Farsça bilmemesine rağmen rüyasında aldığı himmetle anlamış ve vaazlarında kullanmıştır. Şiirleri, Yunus Emre çizgisinde sade ve derindir.
Eserleri arasında en bilineni Divanı’dır. 1328 (1910) yılında Bursalı Mehmed Tahir tarafından basılan bu eser, daha sonra Latin harfleriyle de yayımlanmıştır. Divanda 50 şiir yer alır; hem aruz hem hece vezni kullanılmıştır. Eser Fransızca ve İngilizce’ye de çevrilmiştir. Ayrıca “Hutbe Mecmuası” adlı bir eseri günümüze ulaşmıştır.
Öğretilerinde sade bir dil ve anlaşılabilirlik ön plandadır. “İnsanlara anlayış seviyelerine göre hitap edin” düsturunu benimsemiştir. Hallâc-ı Mansûr gibi mecazî sözler kullanan sûfilere mesafeli durmuştur. Tasavvufun halkla iç içe yaşanması gerektiğine inanmış ve bunu bir hayat tarzı hâline getirmiştir.
Türbe Haziresi ve Manevî Atmosfer

Türbenin çevresinde yer alan hazire, 17. yüzyıldan 20. yüzyıl başına kadar uzanan birçok önemli şahsiyetin mezarını barındırır. Üftade’nin ailesi, müridleri, Aziz Mahmud Hüdayi’nin yakınları, Osmanlı kadıları, şeyhülislamlar ve tekke mensupları bu alanda medfundur.
Mezar taşları, şahsiyetlerin sosyal statüsünü yansıtan özellikler taşır. Sarık motifli şahideler, üstüvani sütun biçimli taşlar, zamanın sanat anlayışını da yansıtan örneklerdir. Türbenin hemen yanı başında bulunan Üftade Tekkesi ise 16. yüzyılda yapılmış ve defalarca onarım görmüştür. Rivayete göre, sema sırasında ayakları yerden kesilip başı tavana dayanmış ve bu nedenle tekkede kündekari sanatıyla özel bir kubbe yapılmıştır.
Ziyaret Bilgileri
Üftade Camii ve Türbesi, Bursa Osmangazi ilçesi sınırlarında yer alır. Ulaşım oldukça kolaydır.
- Adres: Üftade Mahallesi, Osmangazi – Bursa
- Toplu Taşıma: T1 tramvayı ile “Tophane” durağında inilebilir.
- Yürüyerek: Tophane veya Muradiye’den 15-20 dakikalık keyifli bir yürüyüşle ulaşılır.
- Ziyaret Saatleri: Her gün 08:00 – 18:00 arası açıktır. Giriş ücretsizdir.
Caminin çevresinde küçük bir çay ocağı bulunmaktadır. Uludağ manzarası eşliğinde dinlenebilir, türbenin hemen yanındaki asırlık serviler altında dua edebilirsiniz. Ziyaret yolu, tarihi evlerin arasından geçerken geçmişe bir yolculuk sunar; ancak yağışlı havalarda dikkatli olunmalıdır çünkü yollar dar ve eğimlidir.
Sonuç: Bursa’nın Maneviyat Durağı
Üftade Camii ve Hazretleri’nin türbesi, yalnızca bir ziyaret noktası değil; ruhsal bir mola yeridir. 500 yıllık bir geçmişin taşıyıcısı olan bu mekân, Osmanlı’nın gönül dünyasını anlamak isteyen herkese açık bir kapıdır. Türbenin içindeki Kâbe örtüsü, mimarideki zarafet ve cami avlusundaki sükûnet birleşerek ziyaretçilerine huzur verir.
Bursa’ya yolu düşen herkesin uğraması gereken bu durağın sizde nasıl bir iz bıraktığını merak ediyoruz. Türbeyi ziyaret ettiyseniz, en çok hangi detay sizi etkiledi? Düşüncelerinizi ve anılarınızı paylaşarak bu manevi yolculuğu hep birlikte zenginleştirebiliriz.

Dış Kaynaklar:
TDV İslam Ansiklopedisi – Üftade
Vikipedi – Mehmed Muhyiddin Üftade
İslam ve İhsan – Üftade Hazretleri Kimdir?
Kaynak : Bursa.com.tr

